Monthly Archives:Nisan 2010

web tasarımı – web sitesi yaptırmak istiyorum!

admin No Comments

web tasarımı yaptırmak, web sitesi yaptırmak ! hazır web paket programlar, ucuz, ekonomik web çözümler derken acaba web sitesi konusunda size arz edilen, talep ettiğinizi karşılıyor mu? Ya da size arzedilen şey gerçekten talep ettiğiniz şey mi?

Yeni bir web sitesi yaptırmaya karar verdiniz ve ” web tasarımı yaptırmak istiyorum. “ dediniz. Peki bu cümle gerçekten ihtiyaç duyduğunuz web sitesini içeriyor mu? Yoksa sadece belli bir bölümünü mü ifade ediyor?

“Web tasarımı yaptırmak  istiyorum!”

Genelde bu cümle ile ifade eder tüm web sitesi yaptırmak isteyenler.  Oysa ki bir web sitesinin görsel objeleri, “tasarım bölümünü”, site içine yazı, resim, ürün girişlerini bizzat kullanıcı tarafından girilmesi ise “içerik yönetimini” ifade eder ki, asıl bir web sitesinin iskeletini işte bu içerik yönetimi yazılımı oluşturur.

Ama nedense web sitesi yaptırmak isteyenler asıl bu yazılımın alt yapısını ve yeteneklerini karşılaştıracaklarına, hep görsel, sitenin dış kıyafetinin güzelliğini karşılaştırarak web sitesi almaya kalkarlar.

Tabi bu durumda sitesini, görsel tasarımına bakarak satın alanlar, bir süre sonra ellerindeki içerik yöneticisinin yetersizliklerinden dolayı kullanamayınca,  web sitesinin görselliğinden öte, arka planda çalışan kaliteli bir yazılım almanın önemini  idrak edip bu sefer kaliteli bir içerik yönetimi ve bu yazılımı, teknolojiye paralel geliştiren profesyonel bir firma arayışına düşerler.

Bu yazılımın profesyonel bir firma tarafından geliştiriliyor olması çok önem arzediyor, çünkü CD de satılan kendi bilgisayarınıza kurularak web sitesi yapapılan hazır programları maalesef teknolojinin hızına bir süre sonra yenik düşüyorlar. Tıpkı cep telefonları gibi modası geçmiş ve yeni özellikleri barındırmayan bir siteye dönüşüveriyor siteniz. Oysaki web siteniz uzman bir firmanın sunucularından hizmet verdiğinde -evet senelik bir ödeme devreye giriyor bu durumda ama en azından sitenizi arka planda yönettiğiniz panel teknolojiye paralel, uzman ellerce sürekli geliştirildiğinden- elinizdeki site yönetim paneli eskiyip çöpe atılıp yeniden büyük maliyetlere girmiyor ve aslında uzun vadede kâr ediyorsunuz bile diyebiliriz. 

Ve tabiki, öyle şu kadar adımda web sitesi denilen hazır web paket programlarından ziyade yine sizin tarafınızdan güncellenebilen ve her şeyini kendinizin yapabildiği ama  arkanızda daima varolan bir firma bazlı çalışmanızın, en önemli gereği ücretsiz destek hizmeti alabilmenizdir. 

Web sitenizi yaptırıp, kaliteli bir içerik yönetimi ile sitenizin yönetimini kendiniz devraldığınızda artık görünürde bu uzman firmayla işiniz kalmamıştır ama ücretsiz destek hattı, ilerleyen zamanlarda sitenize bir ürün ekleme, güncelleme, toplu mail gönderiminde vb. de nasıl yapacağınızın desteğine ya da danışmanlık hizmetine ihtiyaç duyduğunuzda önemini hissettirecektir. Size bu desteği verecek uzman bir firmanın var olmasının kurumsal bir firma için önemi kaçınılmazdır. 

Web sitesi yaptıracak olanların özellikle bu konulara dikkatini çekmek ve ucuza yaptırayım derken aslında daha çok masraf etmemeniz için, görsel tasarımdan (kıyafetten) ötede, içerik yönetiminin (iskeletin) önemini bilerek bu bilgiler ışığında araştırmalarınızı değerlendirmenizi öneririz.

İnternet, seni annenden bile daha iyi tanıyor!

admin No Comments

Eğer, 1100’lü yıllarda İngiltere’de yaşıyor olsaydınız, Kral, sizin hakkınızda her türlü bilgiyi biliyor olacaktı: cinsiyetiniz, kaç yaşında olduğunuz, ne kadar arsaya, işçiye, büyük ve küçükbaş hayvana sahip olduğunuz ve daha bir dolu belki de size yakın olanların bile bilmediği bilgiler.

9 Eylül 1027 Çarşamba günü sabahı, Normandiya’da, İngilizlerin Fatih Sultan Mehmet’i, “Fatih” 1. William, nam-i diğer Piç William doğdu. 1066‘da İngiltere’yi işgal edip, İngiltere kralı oldu. O dönemde kral olmanın hem avantajları, hem de dezavantajları vardı. Hükümdarlığını yaptığınız yerlerden vergi toplayıp zenginliginizi arttırabiliyordunuz fakat aynı zamanda diğer zenginlerin orduları tarafından yenilip, kraliyetinizi (ve hayatınızı) kaybetme riskini taşıyordunuz. 1. William’da bütün bunların farkındaydı ve 1085 yılında, o zamana kadar hiç kimsenin yapmadığı bir şeyi yaptı: hükümdarlığı altında yaşayan herkes konusunda bilgi toplamak projesi başlattı.

Kral 1. William, İngiltere’nin dört bir köşesine (13 bin değişik köye) adamlarını yollayarak, o dönemde ingiltere’de yaşayanlar hakkında bilgiler toplattırıp, daha sonra “domesday book” ( mahşer günü kitabı ) adını alacak kitabı oluşturdu. Bu kitabın amacı, Kralın kimden ne kadar vergi toplayacağını tespit edebilmesi; kendi ordusunu oluşturup, krallığı tehdit edebilecek kadar zengin olan kişilerin belirlenmesi ve de askerlik yaşında olan kişilerin bulunmasıydı.

Yaklaşık 1000 sayfalık (ki o dönemde kağıt olurturmak günümüze göre farklı olduğundan, kitabın sayfalarını oluşturmak için 1000 koyun öldürüldü ama bu kitabın içerdiği mülk değerinin günümüz rakamı ile 1,5 trillion dolar ettiği düşünülürse, verginin geleceği yerden koyun esirgenmez denebilir – kapa parantezi) Domesday kitabı, iyi incelendiğinde, o dönemin sosyal yapısı, din, iş ve yaş bilgileri hatta yemek-içecek gibi indirekt detayları da veriyor bize.

Kitabın lakabının daha sonra Domesday olmasının hikayesi de ilginç. Haymatlos Ekşi Sözlük’de şöyle açıklıyor: “Kitapta yazanlar kanun olarak kabul edilir ve kitaba itiraz edilemez. 12. yüzyılda, kesinliğinden ve gücünden ötürü kitaba, o zamanki İngilizce’de doomsday (kıyamet günü) demek olan “domesday book” ismi verilir.”

1085‘in Domesday Book’u esasında teknik anlamda Google’dan cok farklı değil(di)! 9 Eylül 2008 (Kral 1. William’ın doğum günü) tarihine kadar, Google, her kullanıcının, Google üzerinde yaptığı her arama bilgilerini, kimliğini, IP ve ülke bilgilerini bilgisayarlarında süresiz tutuyordu.

Bir düşünün Google’un sizin hakkında bildiklerini! Hangi hastalığa yakalandığınızı, hangi ürünleri sevdiğinizi, iş aradığınızı, ev sahibi olmak istediğinizi, çocuk sahibi olacağınızı, çocuk sahibi olduğunuzu, çocuğunuzun hastalandığını, esinizden boşanmayı düsündüğünüzü, patronunuzu öldürmek istediğinizi(?), hangi arabaya, bilgisayara sahip olduğunuzu, hangi şehirde yaşadığınızı ya da taşınmak istediğinizi, hangi şehre uçmak istediğinizi ve daha birçok, kimsenin ama yalnızca sizin bildiğiniz bilgileri biliyor ve bu bilgileri saklıyordu. Bu hem olağanüstü hem de korkutucu. Çünkü hangimiz, 9 ay önce Google’a sorduğumuz soruyu hatırlıyor? Ya da şöyle sorayım: hatırlamak istiyor?

Belki siz hatırlamıyorsunuz ama Google hatırlıyor! 9 Eylül 2008’de Google, kullanıcılarının detaylarını yalnızca 9 ay süre boyunca tutatacağını, 9 aydan sonra bu bilgilerin anonim haline geleceğini açıkladı.

Paranoya mı benimkisi bu yazı ile? Belki! Ama eğer bu soruyu 70 yaşındaki Kanadalı Andrew Feldmar‘a sorarsanız size başka bir cevap verebilir. Eski Domesday Kitabı ya da modern çağın hiç birşeyi unutmayan websiteleri! Sanki Jorge Luis Borges’in kitabındaki hiçbirşeyi unutamayan (unutmayan değil) karakter Funes gibi, her ağacı hatırlayan ama ormanı göremeyen.

Eski ya da modern… vergiyi ödeyen bizleriz ama aynı zamanda modern domesday’de kazançlı olan da bizleriz -digital unutmama gücü ile. Önemli olan, bir şeyi unutmamak: İnternet, seni annenden bile daha iyi tanıyor!

KAYNAK: Mehmet Doğan
http://www.altiustutasarim.com/arsiv/2010/03/internet_seni_annenden_bile_da.php

Çürük Müşteri

admin No Comments

Bundan birkaç ay önce, şaka ile karışık, ama gerçeklerden çok uzak olmayan, Çürük Tasarımcı diye bir yazı yazdım. Bazı kesimler beğendi, bazıları ise “hadi canım oradan!” dedi. Ama hemen hemen herkes, “Çürük tasarımcı var da çürük müşteri yok mu sanki?” dedi. Peki web tasarımı hizmeti verirken nelere dikkat etmeli? Çürük müşteriyi ele veren, zamanınızı boşa harcadığınızı gösteren ipuçları var mı? Yoğun istek üzerine aklıma gelen ilk 21 ipucu:

  1. Size websitesini neden istediğini, ne görev yapacağını anlatmadan önce “Site büyük değil. Bir ana sayfa, bir hakkımızda bir de iletişim. O kadar! 3 sayfalık bir site kaça olur?” gibi fırından ekmek isteyen bir kişinin edasıyla konuşmaya başlıyorsa,
  2. Websitesi için içerik istediğinizde size “Vallahi olayımızı biliyorsun! Yaz sen bir şeyler, bu işin ustası sensin” diyorsa,
  3. Tasarım içinde önemli bir yeri olan beyaz boşluklara bakıp, “Niye ziyan ediyorsun canım bu kısmı! Bak burası boş duruyor! Oralara da bir şeyler koyalım söyle cici bici” diyorsa,
  4. Şirketin logosunu, kartvizitten taramanızı istiyorsa,
  5. Muhasebe bürosu için website yapmanızı isteyip, bir de ana sayfaya “Namaz saatlerini falan da koyalım, ilginç ve yararlı olur” diyorsa,
  6. Size istediğiniz ücret yerine “Bak gelirden pay versem sana daha iyi olmaz mi? Bu site çok para kazanacak” diyorsa hatta daha da kötüsü “Sen bunu ucuza yap, bak benim çevre geniş, sana çok müşteri gönderirim ben” ile işi bedavaya getirmeye çalışıyorsa
  7. Sitenin açıldığının ikinci günü sizi telefon ile arayıp, siteyi Google’da bulamadığını söylüyorsa
  8. Gösterdiğiniz birkaç prototipten sonra size “şu bana gösterdiğin o ilk tasarım ile ikinci tasarımın renklerini bir karıştırıp, üçüncü tasarımdaki resimleri ve menüyü kullansak çok daha iyi olacak” adlı ortaya “tasarım salatası” istiyorsa
  9. Aklındakileri öğrenmek istediğinizde kendi işiyle alakalı olmayan bir eczane, bir kuyumcu bir de Amazon websitesini gösterip “Bunlara benzer bir şeyler yap işte. Bu siteler benim çok hoşuma gidiyor” diyorsa.
  10. “Sen şöyle cıvıl cıvıl, yanar-döner kayan yazılı falan bir sayfa yap bana” diye işi geçiştirip, olayı kavrayamıyorsa
  11. Her istediğiniz bilgi, görsel, içerik için size başka bir şirketin websitesinin adresini veriyorsa
  12. “Senin bu yaptığın tasarımı benim eşim hiç sevmedi” cevabıyla size anlamsız, gereksiz ve nedensiz geri-bildirimde bulunuyorsa
  13. Size renk paleti olarak, yeni döşediği ofisin mobilya ve duvar renklerini veriyorsa
  14. Web tasarımını yalnızca dekorasyon ve yalnızca tasarım sanıyorsa
  15. Tutkal satan şirketi için, Amazon’daki birçok fonksiyonu istiyorsa: “Bak şu tutkalı alanlar, bu tutkalı da alsın dese site. Ne güzel olur değil mi?… İyi fikir değil mi?”
  16. İlk görüşmeden sonra size “Bak ben bu bilgisayar işlerinden anlamam, benim oğlum iyi bilir bu işleri” diyerek, 13 yaşında, tek ilgisi sanal chat ve MySpace olan oğlunu sizin muhatabınız yapıyorsa.
  17. Şirketindeki bütün broşürleri getirerek, “İşte kardeş, site böyle bir şey olacak” diyorsa
  18. Çalışmaya başladıktan bir hafta sonra sizi telefonla arayıp “kusura bakma birader, ben başka bir tasarımcı buldum ucuza. O yaptığın tasarımları şu vereceğim emaile bir yolla sen” diyorsa
  19. Google’a, YouTube’a ve Amazon’a bakıp, her açılan sitenin hemen para kazanacağını zannediyorsa
  20. “Çok acelemiz var. Bu ayın sonunda hemen bu siteyi açmamız lazım” diyor, sizi işe başlatıyor fakat sonra tasarım ile ilgili bir şeyler sorduğunuzda/istediğinizde telefon ve emaillerinize zamanında cevap vermiyorsa
  21. “Bir kullanıcı araştırması yapsak, siteyi test etsek” dediğinizde size “Ya ne gereği var şimdi? Ben müşteri mi tanımıyor muyum sanki? Ben onların ne istediğini çok daha iyi biliyorum. Şu benim ana sayfadaki fotoğrafımı biraz daha büyültebilecek misin bu arada?” cevabını veriyorsa

arkanıza bile bakmadan kaçın! Sizin aklınıza başka şeyler geliyor mu?

KAYNAK: Mehmet Doğan
http://www.altiustutasarim.com/arsiv/2007/02/curuk_musteri.php

Çürük Web Tasarımcı

admin No Comments

Bazen web site sahibi olmak isteyen şirket/kurumlar beni çok şaşırtıyor. Bizler evimize meyve bile alırken daha dikkatli davranıyoruz; kavunun altını kokluyor, elmaları evirip çeviriyor, papaz eriğini yere atarak “çatlama testi” yapıyoruz (en azından yapanlar var). Fakat iş web tasarımına gelince, “ucuz olsunda ne olursa olsun” mantığı ile hareket ediyoruz. Peki web tasarımı hizmeti satın alırken nelere dikkat etmeli? Çürük web tasarımcıyı ele veren ipuçları var mı? Tasarımcının altını koklayamayacağımıza -ve bazen istesek bile- yere atıp “çatlama testi” yapamayacağımıza göre, nelere dikkat etmeli? İşte aklıma gelen ilk 20 ipucu:

  1. Kitaplığındaki tek kitap “HTML’den kim korkar?” ise
  2. Eğer önceden belirlenmiş bir web tasarım fiyat listesi varsa.
  3. Sizden, çalışmaya başlamadan önce istedikleri yalnızca şirketinizin logosu ve ana sayfada yer alacak linkler ise
  4. Şirketinizin hedef ve amaçlarında konuşmak yerine daha çok teknolojiden konuşmayı tercih ediyorsa
  5. Sitenizin kullanıcıları ile ilgili tek bir soru bile sormuyorsa
  6. Her beş kelimeden biri 3 harflik kısaltmalardan oluşuyorsa
    • Ana yüz PHP ve CSS olsun, arka planda ise alt yapısı ROR olan RSS destekli bir CMS yapabiliriz. Ayrıca XML verilerinizi açarak API olanağı sağlayabiliriz. Ne dersiniz?
    • THX, BYE!
  7. Sizden daha fazla konuşuyorsa
  8. Web tasarım şirketinin logosu ya da sloganı içinde “ucuz” kelimesi yer alıyorsa
  9. Aradığınızda telefonlara annesi cevap veriyorsa
  10. Tasarım bitince biz size haber vereceğiz” diyorsa
  11. Size 3 değişik tasarım yapacağız, beğendiğiniz birini seçeceksiniz” söylemi bu web tasarım şirketinin takip ettiği tasarım süreci ise
  12. Yaptığınız toplantının herhangi bir kısmında “Ben eski toprak tasarımcıyım. Ben halen notepad kullanır, el ile kodlarım” diyor ve bununla gurur duyuyorsa
  13. Tasarım için kullandığı programları/araçları, PCNet dergisinin verdiği ücretsiz CD’lerden edinmişse
  14. Tasarım portföyü, amcaoğlunun hırdavatçılık şirketinin websitesinden oluşuyorsa
  15. Tasarımdan anlamıyorsa
  16. Anladığı tek şey tasarım ise
  17. Pazarlama dendiğinde aklına ilk gelen şey, üniversite yıllarında sattığı t-shirtler ise
  18. Sitesinin “Hizmetler” kısmındaki hizmetlerden biri “Flash Tabanlı Introlar” ise
  19. Yaptığı tasarımlar içinde en çok gurur duyduğu fonksiyon “farenin sağ düğme tıklama engeli” ise
  20. Kullanılabilirlik , erişilebilirlik, kullanıcı deneyimi dediğinizde “programcıma bir sorayım bakim yapabilecek mi?” cevabını alıyorsanız

arkanıza bile bakmadan kaçın! Sizin aklınıza başka şeyler geliyor mu?

KAYNAK: Mehmet Doğan
http://www.altiustutasarim.com/arsiv/2006/07/curuk_web_tasarimci.php

Web Sitesi ve Web Tasarım Nasıl Olmalı?

admin No Comments

  • Web Tasarım kurum kimliğiyle uyumlu olmalı
  • Web Tasarım hızlı olmalı
  • Web Tasarım özgün olmalı
  • Web Tasarım etkileşimli olmalı
  • Web Tasarım bilgi vermeli
  • Web Tasarım iletişim kurmalı
  • Web Tasarım güncel olmalı

Web sitesi, Günümüzdeki en etkili ve düşük maliyetli tanıtım aracıdır. Tanıtım ise bir firmanın sürekliliğinde ve başarılı  olmasında  en  önemli etkenlerden  biridir. Tanıtılamayan bir hizmet yada bir ürünün  tüketicisine ulaştırılamayacağı ve aynı şekilde pazarlanamayacağı herkes tarafından bilinmektedir. 

Sizde daha fazla vakit kaybetmeden gelin günümüzün en etkili tanıtım ve iletişim aracı olan Dijital Dünya’ da yerinizi alın.

Web Siteniz Varsa;

admin No Comments

  • İşletmeniz için Olumlu bir imaj sağlar.
  • İşletmeniz hakkında bilgi almak isteyen kişileri, görsel sunumlarla cezbeder.
  • Sanal ortamda açmış olduğunuz bir show room veya şube olarak çalışır.
  • 24 saat boyunca kesintisiz ulaşım imkanı.
  • Yeni müşteriler edinme veya aracıları ortadan kaldırarak direk müşteriye ulaşma.
  • Direk Rezervasyon, Sipariş ve Satış yapma şansı doğurur.
  • Tur Operatörlerine, Satış Bürolarına veya Müşterilerinize; Posta ile Broşür yollama zahmeti ve maliyetini minimuma indirir.
  • Tesisinizde yapacağınız tüm değişiklikleri anında bütün dünyaya duyurma şansı sağlar.
  • En düşük maliyetli tanıtım aracıdır.

Teknolojiye paralel olarak hızla ilerleyen Internet, bugün geniş kitleler tarafından kullanılan en önemli iletişim araçları ,kurumların ve firmaların ürünlerini pazarlayabilecekleri çok büyük ve aynı zamanda maliyeti çok düşük bir pazardır. Bu pazardan faydalana bilmek için tek gerekli olan bir web sitesi sahibi olmaktır.

Meta Taglar Hakkında Herşey

admin No Comments

SEO ile uzaktan yakından alakası olmayan,bilgisiz ve deneyimsiz bir kaç kimsenin yazdığına göre MetaTag’lar bütün Arama Motorları için kilit nokta. Hatta bazı SEO‘cu arkadaşlar – olduğunu sananlar – yapılacak işlemler arasına “Meta Tag Optimizasyonunu” ekliyorlar.

Elbette bazı MetaTaglar etkili,ancak bunlar sadece size görsel olarak avantaj sağlayacak.Bunları da şimdiki makalemde yayınlayacağım.

İlk olarak MetaTagların yapılarını inceleyelim …
Ben ise her MetaTagın ne kadar önemli olduğunu 5 yıldız üzerinden sizlere niteleyeyim..
Sıralama Kriterleri 
Tek Yıldız (*) = Önemsiz
İki Yıldız (**) = Fayda Sağlamayan
Üç Yıldız (***) = Orta Derecede Etkili
Dört Yıldız (****) = Görsel Açıdan Etkili
Beş Yıldız(*****) = Sıralama Açısından Etkili

Meta Taglarımız 

1 ) Abstract Meta Tagı (*)
Açıklama : Tek cümle ile sitenin açıklamasını içerir.
Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.
Kod : <META NAME=”Abstract” CONTENT=”Sayfanın genel içeriği”>

2 ) Author Meta Tagı (*)
Açıklama : Site tasarımcısının adını içerir.
Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.
Kod :<META NAME=”Author” CONTENT=”Sayfayı Tasarlayan Kimsenin Adı “>

3 ) Copyright Meta Tagı (*)
Açıklama : Sitenin telif hakkı ile ilgili bilgiler içerir.
Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.
Kod : <META NAME=”Copyright” CONTENT=”Bu sitenin şusu busu buna aittir geyiği”>

4 ) Description Meta Tagı (****)
Açıklama : Sitenin açıklamasıdır. Eğer site DMOZ’da ekli değilse,Google arama sonuçlarında Site Adının hemen altında yazan yazıdır.Esasında buraya spam keyword doldurmak hiç ama hiç akıl kârı değildir.Kesinlikle saçmalıktır.3-4 cümle ile özetlenmiş,arama sonuçlarında okuduğu zaman kullanıcıyı çekecek,mümkünse içinde site içeriği ile ilgili kelimeler sıkça geçecek -abartmadan- bir açıklama yazılmalıdır.
Önem : Google görsellikte önplana çıkartır,nadir olarak sonuçları etkileyebilir.
Kod :<META NAME=”Description” CONTENT=”Dediğim şekilde açıklama içeren cümleler”>

5 ) Keywords Meta Tagı (***)
Açıklama : Tecrübelerime dayanarak,etkisin oldukça zayıf olduğu söylenebilir.Ancak yine de her sitenin uygulaması webmaster menfaatinedir.En ufak olumlu tepki bile kârdır.Bu sebeple keywordler eklenmelidir.Dikkat edilmesi gereken husus ise en fazla 20-25 kelime sınırıdır.Kelimelerin tamamı SİTE İÇERİĞİ İLE ALAKALI olmalıdır.Saçma sapan adult keywordler doldurmanın kimseye faydası yoktur.Araya muhakkak virgül konmalıdır – tercihen virgül sonrası bir boşluk sonra kelime sonra tekrar aynı döngü-.Virgül konulmaz ise tüm yazılanlar tek kelime gibi algılanır
Önem : Ciddiye alındığı söylenir,ancak ben aşırı derecede olumlu hiçbir etkisini göremedim.Yine de deneyin
Kod :<META NAME=”Keywords” CONTENT=”seo teknikleri, ücretli arama motoru optimizasyonu,”>

6 ) Language Meta Tagı (**)
Açıklama : Site dilini bota tanımlar.Google Botun ihtiyacı çokça yoktur.Ancak işe yarayabilme ihtimali göz önüne alıp eklenmelidir.
Önem : Mümkünse düzenlenmelidir.
Kod :<META NAME=”Language” CONTENT=”Dil tanımı”>

7 ) RefreshMeta Tagı (*)
Açıklama : Oldukça gereksiz,bir o kadar da tehlikelidir.Bu taga kızan botlar olup,gönül koyabilir.Nadir uğrar,geldi mi de pek indexleyesi gelmez.
Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.
Kod :<META NAME=”Refresh” CONTENT=”kaç saniyede bir yenilenecekse buraya yazılmalı,URL=http://www.seoteknikleri.com”>

8 ) Revisit Meta Tagı (*)
Açıklama : Botu bir daha ne vakit çağıralım meta tagıdır.Hiç bir işe yaramaz. En iyisi bu tagı hiç kullanmamak
Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.
Kod : <META NAME=”Revisit-After” CONTETN=”X Days”>

9 ) Robot Meta Tagı (*)
Açıklama : Sayfanın indexlenip indexlenmemesi konusunda gerekli bir koddur.Eğer botun ziyaret etmemesi için kullanacaksanız robots.txt dosyasından da disallow vermeniz önerilir.index komutu verip beni indexler misin diyebilirsiniz,ancak oldukça gereksizdir önerilmez.
Önem : Hiçbir arama motoru ciddiye almaz.
Kod :<META NAME=”Robot” CONTETN=”index,follow”>

10 ) Akıllı Webmaster Meta Tagı (*****)
Açıklama : Descriptionu,Keywordu,bir de garanti olsun diye Language metasını ekler.Başka hiçbirşey yapmaz.Çünkü bilir ki arama motorları üstten indexlemeye başlar.Ve her satır kaybı site içerisindeki içeriğin önemini biraz daha arttırır.
Önem : Arama Motoru Optimizasyonundaki en önemli etkendir.

Tek Bakışta; Site İçi SEO

admin No Comments

Webmasterların, SEO işlemi sırasında, en çok göz ardı ettikleri noktalardan birisi de sayfa bazlı ( On-Page ) SEO işlemidir.

Sayfa içi SEO denildiği zaman akla ilk gelen faktörlerden birisi metatagdır. Metatagları arama motorlarına siteyi tanıtan yararlı kodcuklar bütünüdür. Bu hususta r10.net te daha önceden yayınladığım makalede Metatagları etkilerine göre kategorize etmiş,anlamlarını ve kullanışlarını açıklamıştım.

Ancak bilinmelidir ki, site içi SEO işlemi sadece Metataglardan oluşmuyor. Site içi SEO işlemini uygulamak ve tam detayları ile kavramak için temel de olsa tasarım bilgisi gerekiyor.

Web sayfasına SEO işlemi uygulamak isteyen bir webmaster öncelikle ne yapmalıdır?

1) Tüm tasarımlarınızı ve sitelerinizi aşağıda vereceğim bilgilere göre objektif olarak değerlendirin.
2) Söz konusu değişikliklerin, tekrar değerlendirilmesi uzun bir sürece yayılabilir. Bu noktada sabrınızı koruyup, tasarımsal değişikliklerinizi geriye almamanızda fayda var. Sabırlı olmanız gerekiyor. Emin olun, hak ettiğiniz değeri göreceksiniz.
3) Sitenizi, öncelikle insanlara karşı bilgi vermek veya bilgi vermelerini sağlamak amacı ile kurduğunuzu unutmayın. Hitap ettikleriniz arama motorları değil, kullanıcılardır. Bu sebeple, öncelikle göze hitap eden bir tasarım oluşturun, tasarım üzerine uygun bir şekilde SEO işlemi uygulayın.

1) Altın Anahtar; Güncel Teknolojiler

Doğru : En yeniyi,en doğruyu takip eder, bir diğer deyişle modayı takip ederseniz Google’ın gözüne girersiniz
Yanlış : Hantallaşmış, çağdışı eski teknolojilerden uzak durun.

Google, güncel teknolojileri seviyor. Şu sıralar moda olan tasarım çeşitlerini incelediğinizde sıkça duyduğunuz Web 2,0 ismiyle muhakkak karşılaşacaksınızdır. Web 2,0 tasarım ve içerik sunumu açısından Web’in son çağıdır. İçeriğin sade ve net olarak kullanıcıya sunumu, içeriksel olarak gelen yeniliklerdendir. Söz konusu makalemiz site içi SEO’ya yönelik olduğundan tasarımsal değişikliklerden bahsedeceğiz.

2) Eski Nesil Tabloları Sitenizden Def Edin

Doğru : CSS ile yeni nesil tasarımlar yapın.Sayfa yerleşimlerini sizin için daha kolay hale getirin.
Yanlış : Eski tip iç içe geçmiş,kenarlıksız tablolardan vazgeçin.

İç içe geçmiş tablolar, sıfırlanmış tablo kenarlıkları. İstediğiniz yazıyı, resmi veya herhangi bir interaktif ögeyi sayfaya özgürce yerleştirmek için tablolar kullanmanız gerekmiyor. İç içe geçen tablolar, her web tarayıcısında aynı gösterilmediği için, Google tarafından sevilmez. CSS adı verilen teknoloji sayesinde, div tagları içerisinde sayfa içi yerleşim yapmanızı sağlar. İnternette kısa süreli bir araştırma sonrası, CSS ile ilgili pek çok araştırma yapabilir, sayfanızı daha çok kullanıcıya ulaşabilir hale getirebilirsiniz.

3) Sitenizi Renklendirin

Doğru : Hedef kelimeyi kalın ve renkli bir şekilde (özellikle kırmızı) yazmanız avantaj sağlar.
Yanlış : Tek renkte, sıkıcı siteler hem ziyaretçiyi hem Google‘ı mutsuz eder.

Hedeflediğiniz kelimeyi vurgulamanının öneminden az önceki maddede bahsetmiştim. Bir diğer önemli husus ise önemli noktaları ve başlıkları renklendirmektir. Farklı renkle yazılan yazılar,makalelerin can alıcı kısımlarıdır.Bu sebeple Google sözkonusu sözcüklere daha fazla önem verecektir. Hedef kelimenizi renklendirerek SEO‘da avantaj sağlayabilirsiniz.

4)W3C Standartlarına Uyumluluk

Doğru : W3C Standartlarına uyumlu tasarımlar kullanın. Tüm browserlara tam uyum sağlayın.
Yanlış : Bildiğiniz gibi tasarım yapmaktan vazgeçin, kodların standartlara uyumluluğunu denetleyin.

Yazdığınız tüm kodlar, internet tarayıcısı ( Internet Explorer, Firefox gibi ) tarafından yorumlanır. Yorumlanan bu kodlar, tarayıcı tarafından görüntü haline çevrilmektedir. Ancak HTML kodları son günlerde öyle çeşitlilik gösteriyor ki, bunu her internet tarayıcısı farklı yorumlayabiliyor.
Daha önce de muhakkak duymuşsunuzdur, bir web sitesi Internet Explorer’da düzgün görüntülenirken, Firefox da bozuk görüntülenir. Bunun sebebi web sitesinin Web Standartlarına uygun bir şekilde tasarlanmamış olmasıdır.f
Google, dediğimiz üzere kaliteli sonuç vermek için yazılmış bir arama motorudur. Bu sebeple Google, tüm internet tarayıcılarında kusursuz şekilde görüntülenen sitelere öncelik verir. Bu sebeple Web Standartların uyumluluk çok önemlidir.
Web standartlarına uyumluluk ile ilgili ;  sitelerine ziyaret edebilirsiniz.

5)Başlıkları ve Alt Başlıkları <Hx> Tagları ile Zenginleştirme

Doğru : Hx tagları ile başlıklar oluşturup, SEO‘da ciddi avantajlar sağlayabilirsiniz.
Yanlış : Font tagını kullanmak yerine, şu sıralar moda olan hx tagını kullanmak çok daha mantıklı bir davranış olacaktır.

Yeni Web Standartları ile yeni bir başlık belirtme tagı ortaya çıktı. <h1> “.. <h6> arası rakamları değişken taglar belirlendi. En büyük başlık <h1> tagı iken , en küçük ise <h6> tagı olarak belirlendi. Hepsi ayrı fontlardaki başlıklara karşılık gelmektedir.
En etkili tag <h1> tagıdır. Etki sıralaması da rakam düştükçe düşecektir. Burada, Google’ın mantığı büyük yazılan bir cümle veyahut bir başlık kullanıcının dikkatini çekmek için yazılmasıdır. Düşünün ki, bir makalenin, sadece ana başlıklarını okuyarak da konu hakkında fikir edinebilirsiniz. Bu yüzden başlıklar, Google’ın gözünde çok değerlidir”

6)Kalın ve İtalik Yazı ile Botun Dikkatini Çekmek

Doğru : Kalın ve italik yazılar kullanarak,hem kullanıcının hem botun dikkatini hedef kelimeye çekin.
Yanlış : Tek düze fontlarla yazılmış yazılarla,hem botu hem kullanıcı sıkarsınız.

Yeni SEO Teknikleri bulmak için çabalıyorsanız, muhakkak ki empati yapmanız gerekiyor. Google kaliteli sonuçlar vermek istiyor, bu sebeple sayfa içerisinde anlatılmak istenen ana konuyu tespit edip ona göre sıralama yapmalı. Kendisinde varolan 4 Milyar indexli sayfayı tek tek okuyup, insan gücüyle ana konuyu tespit etmesi imkânsız olduğu için bunu belli bir kod sistemine bağlayarak belirlemeli.
Örneğin; kalın ve italik yazılmış yazılar
Her sayfa dâhilinde, önemli noktalar her zaman kalın olarak imlenir. Kendi makalelerimde de önemli noktalarda kullanıcının dikkatini çekmek için kalınla yazar veya altını çizerim. Sizde hedef kelimenizin bulunduğu yerleri abartmadan, kalınla yazabilir, arama motorunun dikkatini o kelimeye yönlendirebilirsiniz.

7)Sayfa İçi Linkleme Sistemi

Doğru : Her sayfanın tek tek Google’a tanıtılması,altsayfalardan hit almanızı sağlar.
Yanlış : Sadece anasayfadan hit almaya çalışmak,sığı düşünmektir.

Sayfa içindeki bölümlerinizi, Google’a tanıtmanız, sadece anasayfadan değil alt sayfalardan da ziyaretçi almanızı sağlar
Sayfa içindeki bölümlerin isimlerini, hit almak istediğiniz kelimeleri içerir bir şekilde yazmanız menfaatinize olacaktır. Ayrıca a href tagı içersinde title=” Sitenizi açıklayan gramerlere uygun bir şekilde yazılmış,hedef kelimeyi içeren cümle ” kullanmanız ve bu cümleyi kelime cenneti değil,düzgünce kurulmuş bir cümle şeklinde yazmanız gerekir.

8)Bilinmeyenleri Bilin: Orion Algoritması

Doğru : Orion algoritmasına göre içerik oluşturun, geleceğe hazırlıklı olun.
Yanlış : Alakasız kelimelerle siteleri şişirirseniz, spam filtresine yakalanırsınız.

Google’ın geçtiğimiz sene içerisinde “Ori Allon” dan satın aldığı algoritmayı şimdiden uyguladığını varsayıp, yeni düşünce stratejileri oluşturmak gerekiyor.

Yeni sisteme göre,kelimeye göre değil,ilgili kelimelere göre listeleme yapılıyor.Böylece birbirinden bağımsız ve ilişkisiz konularda kelimeler içeren, kelime yığınlarından oluşan sitelere karşı bir koruma sistemi geliştiriliyor,aynı zamanda orijinal içeriğe sahip,sadece konuya yönelik olan makaleleri ön plana çıkartıyor.
Orion Algoritmasına göre ;

“Araba” kelimesinde arama yapan bir ziyaretçi için, ” Araba Fiyatları” , “Araba Modelleri” , ” Otomobil Ücretleri” gibi alakalı kelimeleri de arka planda aramaya katarak ona göre arama sonuçlarını veriyor.

Bunun için; sitenizde, hedef kelimenizle doğrudan veya birinci derecede dolaylı yoldan alakalı olan 20 kelimenin listesini çıkartıp,siteye girdiğiniz içerik dahilinde bu kelimeleri sıkça kullanıp, kalınlaştırmanız menfaatinize olacaktır.

9)Resimlerinizi de Tanımlayın

Doğru : Resimleri tanıtmak bile önemlidir.Google kördür,resimdekileri ona siz tasvir edin
Yanlış : Resimleri direk olarak sitenize atmayın,hepsini isimlendirin.

Site dahilinde kullandığınız tüm resimleri Google’a ve arama motorlarına tanıtın.
Bu tag ile ( alt=”resim ile alakalı olan kelimelerin en fazla 5 tanesini aralarına virgül koyarak tanıtınız” )
Böylece resmin site ile ilişkisini tanıyan arama motoru örümcekleri,interaktif içeriği de görüp sitenizi ödüllendirecektir.

10)Hep Güncel , Hep Orijinal , Hep Aynı Çizgide Devam Edin

Doğru : En güncel,en orijinal içeriğe sahip olan siteler her zaman ödüllendirilir.
Yanlış : Sabit içerikli sitelerden Google nefret eder. Siz de güncel olun,Google’ın kalbini çalın.

Sitenizi kurduğunuz günden beri,tek hedefiniz olsun. Hep aynı içerikten devam edin. Geçmişten beri aynı içerikte istikrar içinde devam etmeniz,Google’ın dikkatini çekecektir.
Orijinal içeriğin öneminden ise ne kadar bahsetsek azdır

Tüm yazdıklarımı uygulamanız ” İyi Derecede Site İçi SEO İşlemi “ uygulamanızı sağlar.

Makalenin içeriği tamamen backdoor‘a ait olmakla beraber makalelerimi yayınladığım Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) Teknikleri ‘da yayınlanmaktadır.

Hepinize bol hitli günler diliyorum

Türkiye’de “SEO Danışmanlığı” Sektörü

admin No Comments

Son yıllarda “Arama Motoru Optimizasyonu” hakkında yazılan makalelerin artışı ve kolaylıkla maddiyata çevrilebilecek bir meslek olması sebebiyle her geçen gün “SEO Danışmanlığı” mesleğini icra eden kişi sayısı artıyor. Ancak her sektörde olduğu gibi, SEO sektöründe de henüz iş hakkında yeterli tecrübesi olmayan kişiler sıcak paranın cazibesi ile bu alanda aktif olmaya çalışabiliyorlar. Bir işveren için “iyi bir danışman” seçmek gerçekten zorlu bir süreç. Bu makale içerisinde “nitelikli bir danışmanın” özelliklerinden ve çalışma stilinden bahsedeceğiz .

Herşeyden önce hedeflerinizi birebir gerçekleştirebilecek bir danışmandan ziyade,hedeflerinizi analiz edip size daha net ve kârlı sonuçlar sunabilecek bir danışman tercih edin. Bu sürece “Kelime Analizi” (Keyword Research) adını veriyoruz. Temel olarak süreç şu adımlar dahilinde işliyor;

  • Firma veya kişinin hedeflediği kitlenin belirlenmesi.
  • Sözkonusu kitlenin arama sırasında kullanacağı kelimelerin belirlenmesi.
  • Bu kelimelerden yola çıkarak analizin nitelik olarak (arama miktarı) detaylandırılması.

Bu süreç sonrasında “en iyi dönüşüm sağlayan” anahtar kelimeler belirlenerek, çalışma süreci başlatılıyor. Yaklaşık 3 ay gibi bir sürede tamamlanacak olan bu çalışma döneminde, “seo danışmanı” bilgi birikimini ve tecrübesini yansıtarak oluşturduğu SEO Tekniklerini site üzerinde uyguluyor. Bu süreci de ikiye ayırmak mümkün; bunlar “Site-içi SEO” ve “Site-dışı SEO”.

Nasıl Çalışıyorlar ?
Site-içi SEO süreci
,çalışmanın ilk ayağını oluşturuyor. Bu dönem içerisinde site-içerisinde içeriksel ve tasarımsal değişiklikler yapılıyor. Uzun vadeli hedefleri olan SEO çalışmalarında bu bölümün kesinlikle atlanmaması gerekiyor. Günümüzde “SEO Danışmanlığı” veren pek çok firma ve kişi,site sahibinden erişim bilgilerini istemiyor. Dolaylı olarak site içerisinde hiçbir “Site-içi SEO Tekniği” uygulanamıyor. Bunu bir avantaj olarak müşterilerine pazarlayan kişiler,esasında çalışmanın ilk ayağını atladıklarını müşterilerine yansıtmıyorlar. Bu sebepten ötürü kısa süre içerisinde “Google Bomb” , “Google Dance” , “Google Sandbox” gibi filtrelere takılabiliyorlar. Bu filtrelerden çıkmanın maliyetleri “düşük ücretlerle çalışan bir SEO Danışmanı ile kaliteli hizmet sunan çalışanın ücreti arasındaki farktan” çok daha fazla yüksek. Ayrıca filtreden çıkmanızın garanti olmayışı sebebiyle,yeni bir alan adı alıp mevcut sitenize veda etmek durumunda dahi kalabilirsiniz. Alan adı değişikliği her ne kadar bireysel gelir amaçlı siteler için önemsiz gözükse de,yeni kayıt edilen bir domainin “Google’da rakiplerine göre 1-0 geride başlaması” gibi etkenler potansiyel başarı ihtimalini azaltacaktır. Kurumsal çalışmalarda getireceği eksilerden bahsetmiyorum bile.

Bunun yanısıra “Google bazlı SEO” konusunda bilgi sahibi olmayan pek çok “SEO Danışmanı” gizli kelimeler ekleyerek sitelere anahtar kelime çeşitliliğini arttırmaya çalışıyor. Elbette bunun yıllar önce etkili olduğunu kimse inkar edemez. Ancak 2007 yılı sonrasında eklenen algoritamalara göre “gizli kelime ve bağlantılar” kolaylıkla tespit edilebiliyor. Bunun tespiti durumunda site direkt olarak Google Index ‘ten çıkarılıyor ve gerekli uygulamalar yapılsa dâhi birkaç yıl içerisinde tekrar listelenmesi ihtimali mümkün görünmüyor.

Site-dışı SEO süreci,çalışmanın ikinci bölümünü oluşturuyor. Genellikle sitelere bağlantı toplama süreci olarak da adlandırılan bu dönem içerisinde,bilinçsiz danışmanlar tıpkı ilk bölümde belirtildiği gibi site üzerinde kalıcı zararlar bırakabiliyorlar. Kaliteli bir “bağlantı toplama süreci” dahilinde özellikle “eşdeğer içerikli” sayfalardan link alınması gibi detaylara dikkat edilmesi gerekiyor. Açıkçası pek çok “SEO Danışmanı” kalitesini tam bu alanda belli ediyor. Örneğin; blog ve forumlarda paylaşmadığım pek çok link toplama tekniği oluşturdum. Her bilginin paylaşılmasından yanayım ancak bazı bilgiler özel kalmadığı sürece; ben ve benim gibi danışmanlık hizmeti veren diğer meslektaşlarımın rakiplerinin artmasını ve tekniklerin geçersiz hale gelmesi gibi olumsuzluklar mevcut. Ancak ciddi kelimelerde “piyasada bilinen” teknikler ile çalışmalar yapan SEO Danışmanları çoğu zaman başarısız olabiliyorlar. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu başarısızlık çok uzun vadeli olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.

Fiyatlandırmalar Neye Göre Yapılıyor ?
Burada belirtmediğimiz pek çok detay, SEO Danışmanları tarafından uygulanıyor. Harcanan emek ve zamanla doğru orantılı olarak fiyatlar da artıyor tabii. Fiyat konusunda, SEO Pazarı tamamen esnek ve danışmanın kalitesine göre fiyatlar değişiyor. Genellikle bilinçsiz ve sektöre yeni girip,referans kazanma amacıyla işe başlayan kişilerin uyguladığı peşin para ile çalışma yönteminin pek çok dolandırıcılık vakasına zemin hazırladığını söylemek mümkün. Ancak sadece danışmanlar değil, işverenler de ödeme konusunda sorun yaratabiliyorlar. Tüm bunları göz önüne aldığımız zaman maliyetlerin yanısıra küçük bir avans içeren giriş bedeli ile beraber,elde edilecek sıralamanın korunması için maaş sistemi uygulanması gerekiyor. Fiyatlar her ne kadar kelimenin rekabetine göre değişse de,minimum ve maksimum rakamları vermek mümkün.

  • Kaliteli ve sektörüyle ilgili referans çeşitliliğine sahip bir danışman; 1000 TL – 25.000 TL arası değişecek bir peşinat ile 100 TL – 5.000 TL arası değişebilecek bir maaş aralığında çalışıyor.
  • Sektörüyle ilgili referansları kısıtlı bir danışman; 100 TL – 2500 TL arası değişecek bir peşinat ile 50 TL – 1.000 TL arası değişebilecek bir maaş aralığında çalışıyor.
  • Henüz referansı olmayan ve nispeten bilgisiz bir danışman; 100 TL – 1.000 YTL arası değişecek bir peşinat ile 50 TL – 250 TL arası değişebilecek bir maaş aralığında çalışıyor.

Kaliteli bir danışmanın maliyeti yüksek olsa da, sonuçların başarılı ve devamlı olması için göze alınabilecek rakamlar. Siz de bu makaleyi fiyatlandırma ve kalite kontrol materyali olarak referans edinebilirsiniz. Umarım hepiniz için faydalı bir kaynak olmuştur.