InterBirim.com
Güvenilir Çözüm Ortağınız
Anasayfa » Posts tagged 'internet'

İnternet, seni annenden bile daha iyi tanıyor!

Eğer, 1100′lü yıllarda İngiltere’de yaşıyor olsaydınız, Kral, sizin hakkınızda her türlü bilgiyi biliyor olacaktı: cinsiyetiniz, kaç yaşında olduğunuz, ne kadar arsaya, işçiye, büyük ve küçükbaş hayvana sahip olduğunuz ve daha bir dolu belki de size yakın olanların bile bilmediği bilgiler.

9 Eylül 1027 Çarşamba günü sabahı, Normandiya’da, İngilizlerin Fatih Sultan Mehmet’i, “Fatih” 1. William, nam-i diğer Piç William doğdu. 1066‘da İngiltere’yi işgal edip, İngiltere kralı oldu. O dönemde kral olmanın hem avantajları, hem de dezavantajları vardı. Hükümdarlığını yaptığınız yerlerden vergi toplayıp zenginliginizi arttırabiliyordunuz fakat aynı zamanda diğer zenginlerin orduları tarafından yenilip, kraliyetinizi (ve hayatınızı) kaybetme riskini taşıyordunuz. 1. William’da bütün bunların farkındaydı ve 1085 yılında, o zamana kadar hiç kimsenin yapmadığı bir şeyi yaptı: hükümdarlığı altında yaşayan herkes konusunda bilgi toplamak projesi başlattı.

Kral 1. William, İngiltere’nin dört bir köşesine (13 bin değişik köye) adamlarını yollayarak, o dönemde ingiltere’de yaşayanlar hakkında bilgiler toplattırıp, daha sonra “domesday book” ( mahşer günü kitabı ) adını alacak kitabı oluşturdu. Bu kitabın amacı, Kralın kimden ne kadar vergi toplayacağını tespit edebilmesi; kendi ordusunu oluşturup, krallığı tehdit edebilecek kadar zengin olan kişilerin belirlenmesi ve de askerlik yaşında olan kişilerin bulunmasıydı.

Yaklaşık 1000 sayfalık (ki o dönemde kağıt olurturmak günümüze göre farklı olduğundan, kitabın sayfalarını oluşturmak için 1000 koyun öldürüldü ama bu kitabın içerdiği mülk değerinin günümüz rakamı ile 1,5 trillion dolar ettiği düşünülürse, verginin geleceği yerden koyun esirgenmez denebilir – kapa parantezi) Domesday kitabı, iyi incelendiğinde, o dönemin sosyal yapısı, din, iş ve yaş bilgileri hatta yemek-içecek gibi indirekt detayları da veriyor bize.

Kitabın lakabının daha sonra Domesday olmasının hikayesi de ilginç. Haymatlos Ekşi Sözlük’de şöyle açıklıyor: “Kitapta yazanlar kanun olarak kabul edilir ve kitaba itiraz edilemez. 12. yüzyılda, kesinliğinden ve gücünden ötürü kitaba, o zamanki İngilizce’de doomsday (kıyamet günü) demek olan “domesday book” ismi verilir.”

1085‘in Domesday Book’u esasında teknik anlamda Google’dan cok farklı değil(di)! 9 Eylül 2008 (Kral 1. William’ın doğum günü) tarihine kadar, Google, her kullanıcının, Google üzerinde yaptığı her arama bilgilerini, kimliğini, IP ve ülke bilgilerini bilgisayarlarında süresiz tutuyordu.

Bir düşünün Google’un sizin hakkında bildiklerini! Hangi hastalığa yakalandığınızı, hangi ürünleri sevdiğinizi, iş aradığınızı, ev sahibi olmak istediğinizi, çocuk sahibi olacağınızı, çocuk sahibi olduğunuzu, çocuğunuzun hastalandığını, esinizden boşanmayı düsündüğünüzü, patronunuzu öldürmek istediğinizi(?), hangi arabaya, bilgisayara sahip olduğunuzu, hangi şehirde yaşadığınızı ya da taşınmak istediğinizi, hangi şehre uçmak istediğinizi ve daha birçok, kimsenin ama yalnızca sizin bildiğiniz bilgileri biliyor ve bu bilgileri saklıyordu. Bu hem olağanüstü hem de korkutucu. Çünkü hangimiz, 9 ay önce Google’a sorduğumuz soruyu hatırlıyor? Ya da şöyle sorayım: hatırlamak istiyor?

Belki siz hatırlamıyorsunuz ama Google hatırlıyor! 9 Eylül 2008′de Google, kullanıcılarının detaylarını yalnızca 9 ay süre boyunca tutatacağını, 9 aydan sonra bu bilgilerin anonim haline geleceğini açıkladı.

Paranoya mı benimkisi bu yazı ile? Belki! Ama eğer bu soruyu 70 yaşındaki Kanadalı Andrew Feldmar‘a sorarsanız size başka bir cevap verebilir. Eski Domesday Kitabı ya da modern çağın hiç birşeyi unutmayan websiteleri! Sanki Jorge Luis Borges’in kitabındaki hiçbirşeyi unutamayan (unutmayan değil) karakter Funes gibi, her ağacı hatırlayan ama ormanı göremeyen.

Eski ya da modern… vergiyi ödeyen bizleriz ama aynı zamanda modern domesday’de kazançlı olan da bizleriz -digital unutmama gücü ile. Önemli olan, bir şeyi unutmamak: İnternet, seni annenden bile daha iyi tanıyor!

KAYNAK: Mehmet Doğan
http://www.altiustutasarim.com/arsiv/2010/03/internet_seni_annenden_bile_da.php

Türkiye’de “SEO Danışmanlığı” Sektörü

Son yıllarda “Arama Motoru Optimizasyonu” hakkında yazılan makalelerin artışı ve kolaylıkla maddiyata çevrilebilecek bir meslek olması sebebiyle her geçen gün “SEO Danışmanlığı” mesleğini icra eden kişi sayısı artıyor. Ancak her sektörde olduğu gibi, SEO sektöründe de henüz iş hakkında yeterli tecrübesi olmayan kişiler sıcak paranın cazibesi ile bu alanda aktif olmaya çalışabiliyorlar. Bir işveren için “iyi bir danışman” seçmek gerçekten zorlu bir süreç. Bu makale içerisinde “nitelikli bir danışmanın” özelliklerinden ve çalışma stilinden bahsedeceğiz .

Herşeyden önce hedeflerinizi birebir gerçekleştirebilecek bir danışmandan ziyade,hedeflerinizi analiz edip size daha net ve kârlı sonuçlar sunabilecek bir danışman tercih edin. Bu sürece “Kelime Analizi” (Keyword Research) adını veriyoruz. Temel olarak süreç şu adımlar dahilinde işliyor;

  • Firma veya kişinin hedeflediği kitlenin belirlenmesi.
  • Sözkonusu kitlenin arama sırasında kullanacağı kelimelerin belirlenmesi.
  • Bu kelimelerden yola çıkarak analizin nitelik olarak (arama miktarı) detaylandırılması.

Bu süreç sonrasında “en iyi dönüşüm sağlayan” anahtar kelimeler belirlenerek, çalışma süreci başlatılıyor. Yaklaşık 3 ay gibi bir sürede tamamlanacak olan bu çalışma döneminde, “seo danışmanı” bilgi birikimini ve tecrübesini yansıtarak oluşturduğu SEO Tekniklerini site üzerinde uyguluyor. Bu süreci de ikiye ayırmak mümkün; bunlar “Site-içi SEO” ve “Site-dışı SEO”.

Nasıl Çalışıyorlar ?
Site-içi SEO süreci
,çalışmanın ilk ayağını oluşturuyor. Bu dönem içerisinde site-içerisinde içeriksel ve tasarımsal değişiklikler yapılıyor. Uzun vadeli hedefleri olan SEO çalışmalarında bu bölümün kesinlikle atlanmaması gerekiyor. Günümüzde “SEO Danışmanlığı” veren pek çok firma ve kişi,site sahibinden erişim bilgilerini istemiyor. Dolaylı olarak site içerisinde hiçbir “Site-içi SEO Tekniği” uygulanamıyor. Bunu bir avantaj olarak müşterilerine pazarlayan kişiler,esasında çalışmanın ilk ayağını atladıklarını müşterilerine yansıtmıyorlar. Bu sebepten ötürü kısa süre içerisinde “Google Bomb” , “Google Dance” , “Google Sandbox” gibi filtrelere takılabiliyorlar. Bu filtrelerden çıkmanın maliyetleri “düşük ücretlerle çalışan bir SEO Danışmanı ile kaliteli hizmet sunan çalışanın ücreti arasındaki farktan” çok daha fazla yüksek. Ayrıca filtreden çıkmanızın garanti olmayışı sebebiyle,yeni bir alan adı alıp mevcut sitenize veda etmek durumunda dahi kalabilirsiniz. Alan adı değişikliği her ne kadar bireysel gelir amaçlı siteler için önemsiz gözükse de,yeni kayıt edilen bir domainin “Google’da rakiplerine göre 1-0 geride başlaması” gibi etkenler potansiyel başarı ihtimalini azaltacaktır. Kurumsal çalışmalarda getireceği eksilerden bahsetmiyorum bile.

Bunun yanısıra “Google bazlı SEO” konusunda bilgi sahibi olmayan pek çok “SEO Danışmanı” gizli kelimeler ekleyerek sitelere anahtar kelime çeşitliliğini arttırmaya çalışıyor. Elbette bunun yıllar önce etkili olduğunu kimse inkar edemez. Ancak 2007 yılı sonrasında eklenen algoritamalara göre “gizli kelime ve bağlantılar” kolaylıkla tespit edilebiliyor. Bunun tespiti durumunda site direkt olarak Google Index ‘ten çıkarılıyor ve gerekli uygulamalar yapılsa dâhi birkaç yıl içerisinde tekrar listelenmesi ihtimali mümkün görünmüyor.

Site-dışı SEO süreci,çalışmanın ikinci bölümünü oluşturuyor. Genellikle sitelere bağlantı toplama süreci olarak da adlandırılan bu dönem içerisinde,bilinçsiz danışmanlar tıpkı ilk bölümde belirtildiği gibi site üzerinde kalıcı zararlar bırakabiliyorlar. Kaliteli bir “bağlantı toplama süreci” dahilinde özellikle “eşdeğer içerikli” sayfalardan link alınması gibi detaylara dikkat edilmesi gerekiyor. Açıkçası pek çok “SEO Danışmanı” kalitesini tam bu alanda belli ediyor. Örneğin; blog ve forumlarda paylaşmadığım pek çok link toplama tekniği oluşturdum. Her bilginin paylaşılmasından yanayım ancak bazı bilgiler özel kalmadığı sürece; ben ve benim gibi danışmanlık hizmeti veren diğer meslektaşlarımın rakiplerinin artmasını ve tekniklerin geçersiz hale gelmesi gibi olumsuzluklar mevcut. Ancak ciddi kelimelerde “piyasada bilinen” teknikler ile çalışmalar yapan SEO Danışmanları çoğu zaman başarısız olabiliyorlar. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu başarısızlık çok uzun vadeli olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.

Fiyatlandırmalar Neye Göre Yapılıyor ?
Burada belirtmediğimiz pek çok detay, SEO Danışmanları tarafından uygulanıyor. Harcanan emek ve zamanla doğru orantılı olarak fiyatlar da artıyor tabii. Fiyat konusunda, SEO Pazarı tamamen esnek ve danışmanın kalitesine göre fiyatlar değişiyor. Genellikle bilinçsiz ve sektöre yeni girip,referans kazanma amacıyla işe başlayan kişilerin uyguladığı peşin para ile çalışma yönteminin pek çok dolandırıcılık vakasına zemin hazırladığını söylemek mümkün. Ancak sadece danışmanlar değil, işverenler de ödeme konusunda sorun yaratabiliyorlar. Tüm bunları göz önüne aldığımız zaman maliyetlerin yanısıra küçük bir avans içeren giriş bedeli ile beraber,elde edilecek sıralamanın korunması için maaş sistemi uygulanması gerekiyor. Fiyatlar her ne kadar kelimenin rekabetine göre değişse de,minimum ve maksimum rakamları vermek mümkün.

  • Kaliteli ve sektörüyle ilgili referans çeşitliliğine sahip bir danışman; 1000 TL – 25.000 TL arası değişecek bir peşinat ile 100 TL – 5.000 TL arası değişebilecek bir maaş aralığında çalışıyor.
  • Sektörüyle ilgili referansları kısıtlı bir danışman; 100 TL – 2500 TL arası değişecek bir peşinat ile 50 TL – 1.000 TL arası değişebilecek bir maaş aralığında çalışıyor.
  • Henüz referansı olmayan ve nispeten bilgisiz bir danışman; 100 TL – 1.000 YTL arası değişecek bir peşinat ile 50 TL – 250 TL arası değişebilecek bir maaş aralığında çalışıyor.

Kaliteli bir danışmanın maliyeti yüksek olsa da, sonuçların başarılı ve devamlı olması için göze alınabilecek rakamlar. Siz de bu makaleyi fiyatlandırma ve kalite kontrol materyali olarak referans edinebilirsiniz. Umarım hepiniz için faydalı bir kaynak olmuştur.

Internette Başarının Anahtarı

Marka inşa etmek ve var olan marka imajını başarılı bir şekilde internete taşıyabilmek için ihtiyaç analizi, hedef tespiti, tecrübeli bir ekip, bilgi birikimi ve takım çalışması gerekmektedir.

Benzer şekilde yazılım çözümlerimizde de ihtiyaç analizi, hedef tespiti, tecrübeli bir ekip, bilgi birikimi ve takım çalışması başarıyı getirmektedir.

InterBirim olarak takım çalışmasının üstünlüğüne ve sürekli gelişime inanırız. “Müşterilerimize taahhüdümüz başarıdır. ”

Başarılı bir internet stratejisi için tıklayın, sizi arayalım.